08 Eylül 2010
|
Kışkırtıcı ajanları telefonla mı çağırıyorlar? Henüz “insan”a ve onun ulus-devletlerdeki güvencesi olan “vatandaşlık” kavramına erişemedik... Din, ırk, mezhep hala “insan” algısının önünde. Derin devlet provokasyonu da, her türlü sosyo-ekonomik zaafı yanına almış kaşıyıp duruyor.
Dün gene deli bir gündü... Başta Başbakan Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere siyasal iktidarın sözcülerinin epeydir “üstünlerin hukuku değil, hukukun üstülüğü” vurgusu yapmalarına rağmen... ... “askerlerin hukukuna” çarpan Balyoz Davası, Türkiye’de “ikili zirveler” sayesinde hukuksal süreçlerin çıkmaza nasıl sürüklenebileceğini gösteren güzel bir örnek haline gelmekteydi... Mahkemenin “yakalama emri” bir yanda, elini kolunu sallayarak dolaşan “darbe sanıkları” diğer yanda idi. Köşe yazısının tamamını okumak için bu linki kullanabilirsiniz |